21 Kasım 2014 Cuma

BU MAYMUNLAR Bİ' HARİKA DOSTUM!..

                            
İlk Film 1968’de çekilmiş, bundan yıllar, yıllar önce. Yönetmeni  Franklin J. Schaffner; tanımam, etmem. Daha sonra ilk film tutunca bir seri halinde o yıllarda devamları da çekilmiş. Değişik hikayeleri falan: yükseliş, çöküş, uyanış, başlangıç gibi adları var, tam böyle adlar değil ama anladınız siz durumu. Ama mantık hep aynı: maymunların insan özelliklerine sahip olmaları. Bi müddet bu filmler devam etmiş, diziler falan. Derken 2000’li yıllara gelinmiş. Hani dedim ya franklin j. Schaffner, yani ilk yönetmen; tanımam etmem diye; ancak tanıdığım, tarzını bildiğim bir isim varsa o da Tim Burton’dır. E haliyle serinin ilk filmi benim için Tim Burton’ın çektiği filmdir(2001).
Maymunlar Cehennemi (gezegeni)  ya da orijinal adıyla “The Planet of The Apes”  dünyasına girişim biraz geleceğe dönüş tarzında oldu. İlk film son izlediğim, ortadaki ilk izlediğim, sonuncusu da arada gitti. Öyle araya kaynadı gitti değil; bildiğin güzel güzel gitti. Gerçi “star wars “ hangi sırayla izlenmeli diye  2 saat ipucu (spoiler) labirentlerinden kaçarak araştırma yapan biri olarak maymunlar cehennemi izleme çizelgem oldukça acele verilmiş bir karardır ancak seriye ısınmak açısından Tim Burton yapımı oldukça mantıklı.
2001 yapımı olan yani Tim Burton imzalı olan film izlediğim üç filmin bence en iyisi. (son filmi; şuan sinemalarda olan Şafak Vakti’ni henüz izleyemedim.)
Makyaj noktasında abartan, maymunlardan tırsmama neden olan, izledikten sonra rahatsız eden film; 2001 yapımıdır. İlk izlediğim maymunlar cehennemi filmi olmasının da bunda etkisi var mıdır; belki.

Not: Şu alttaki paragraf 1968 ve 2001 yapımları hakkında  Spoiler (ama az Spoiler yani Sinopsis gibi spoiler) içerir.
2001 yapımı Film, klasik hikayeye(1968) bağlı olarak uzay gemisinden  sağ kurtulan Amerikalı yakışıklının bir gezegene inişi ve bu gezegendeki  insanların yaban, maymunların ise medeniyet sahibi oluşunu görmesiyle başlar. İlk şoku atlatan genç her iki filmde de gezegenden kurtulmaya çalışır, yanına bir iki yandaş bulur, kaçar kovalanır falan. Ancak 2011 ve 1968 yapımları aslında baya farklı filmlerdir. Kurgunun temeli aynı ama iki farklı yapıttır.  Her iki filmde güzel sonlara sahiptir ama bu sonları çok da büyütmemek lazım. Tabi dile kolay ama bu kadar basit gelmesin aynı zamanda. Çünkü boş efektlerle dolu bir Hollywood bilim kurgusu değildir Maymunlar Cehennemi. Özellikle 1968 yapımı, film olmaktan ziyade insanlığa gönderilmiş bir açık mektuptur aslında.
1968 yapımındaki mahkeme sahnesi, mağara sahnesi, insanlarla ilk karşılaşma ve dolu dolu mesajlı diyaloglar tam anlamıyla olayın eleştirel ve sanat boyutunu oluşturur. İlk film zaten metin ve sinema açısından daha sanatsal bir değere sahip. 2011 yapımında ise bence oyunculuklar tavan yapmıştır. Gerek komutan Thade rolündeki Tim Roth gerekse Ari rolündeki (o bizim için hep Marla Singer’dır ama)  Helena Bonham Carter oyunculuklarıyla benden tam not almışlardır. (ulen sen kimsin de not veriyorsun diyenlere; benim için en anlaşılır düşünce kendi düşüncemdir.) Oyunculuğun yanında gene genel geçer maymunlar cehennemi eleştirileri vardır 2011’de de ama daha alt metinde gizlidir. Bu da Tim Burton tarzı, n’aparsın!
Gelelim 2011 yapımı olan "Rise of the Planet of the Apes" yani Maymunlar Cehennemi;Başlangıç filmine. 1968 ve 2001 filmlerinden tamamen farklı bir senaryo ile karşı karşıyayız. Bu kez uzay gemisiyle düşen yakışıklı Amerikalılar ile başlamıyor film. Aslında bir Hollywood klasiği var karşımızda; bilim adamları araştırma yaparken beklenmeyen sonuçlarla karşılaşırlar ve yapılan deneylerle, ilaçlarla genler değişir falan. Ama bu kez değişen insan değil maymundur. E hikayenin bi yerden  doğması lazım. Neyse  İleri de birleşir mi diğerleriyle, nasıl yaparlar senaristler bilmiyorum ama adı başlangıç olduğuna göre vardır bir planları ki 1968 yapımına bağlanabilir film. 2001 yapımına ise çok zor!
"Rise of the Planet of the Apes" te dikkat çeken değişiklik başrolün bir maymunda olması. Hep insan uğraştı kaçacam diye ama bu kez maymun bir kaçışın, özgürlüğün peşinde. Ama bu maymun hem maymun gibi akrobat hem insandan daha zeki hem de hayvansı güdüleri var. Özelliği çok mübareğin. Adı da pek hoş: SEZAR (Caesar). Peki kim oynuyor bilin bakalım Sezar’ı: Evet, bildiniz; Gollum’u Gollum yapan Andy Serkis. Adam tam anlamıyla yarmış. Bu tarz rollerin adamı. Daha önce KingKong’u da oynamıştır. Adam hem ünlü olmanın hem de olmamanın formülünü bulmuş.

Gelelim serinin favori sahnelerine( SPOİLER İÇERİR!!!!)
Üç film içindeki en iyi sahne : Sezar’ın konuştuğu ilk andır. 
1968- Mahkeme sahnesi  ve film sonu
2001- Komutan Thade’in iki askerini öldürme sahnesi ve film sonu
2011- Köprüden geçiş sahnesi ve Film sonu
Yani anlayacağınız üzere üç filmde de güzel sonlar var ama Sezar’ın konuştuğu sahne tüylerimi diken diken etti.


Velhasılı efendim, 10 üzerinden puanlama yaparsak.
“1968-The Planet Of The Apes” --------------------------- 7,5
“2001- The Planet Of The Apes”---------------------------8,1
 “2011-Rise of The Planet of The Apes"------------------8,3
“2014-Dawn of The Planet of The Apes"-----------------8,5

İyi seyirler...