Bugünün tarihi 19 Eylül 2011. Yeni eğitim döneminin ilk günü.
İnanır mısınız, gece bir kaç saat heyecandan uyuyamadım, öğrencilerime kavuşacağım diye. Her ne kadar kalıplaşmış bir öğretmen cümlesi olsa da "kavuşmak" dışında daha güzel bir kelime yok anlatabilmek için duyguları.
Okulun ilk günü 9'ların halleri: Kız ve Erkek karışık
-(Üzgünüm gençler ama)
Okul Müdürü tarafından yapılan ilk gün nutkunu hiç konuşmadan dinleyen tek topluluk 9'lardır. Melül melül bakarlar etraflarına. Ardından öbek öbek olmaya başlarlar ve gezinirler. Özellikle kızları okul etrafında turlamaya başamışlardır artık. Kimse çözemedi bu güne kadar neden kolkola ve hızlı hızlı okulun bahçesinde gezindiklerini ve hiçbir güç onları durduramadı bugüne dek o yüzden ben de o konuya hiç kafa yormucam.
Sıklıkla 9'ların çoğu kantini arar ya da sınıfta otururlar. Durumu ve ortamı algılama sessizliğidir onların ki. Üst sınıfları ve hocaları çözdükleri an, baş edilmesi zor yaratıklara dönüşürler. Büyük bebeklerdir onlar.
-Hocam Ali saçımı çekti..-Ama o da bana salak dedi gibi sıkıntılar kısmen daha devam eder.
Ortaokul triplerinden kurtulmaları dileklerimle. Bu arada Abilerinin ablalarının kısmi dalga geçmelerine maruz kalırlar. (Ben de zaman zaman dalga geçiyorum, üzgünüm gençler..) Büyüyün artık..
Okulun ilk günü 10'ların halleri: Erkekler...
-Artık Çöm değildirler . Okulun birer mensubu olmuşlardır ve kısmen de olsa eski karizmalarına kavuşmuşlardır. Aslında geçen yılla bu yıl arasında pek farkları yoktur ama bi havalanırlar sebepsiz yere. Sanki okulu onlar inşa etmiş sanırsınız ama halen bi' tereddütleri vardır. Belli ederler.. Bahçede gezinmezler artık. En azından erkekleri. Bir yer seçerler, genelde işlek olur o yer ve geçen yılki arkadaş tayfaları ile oturup 9'ları taciz ederler.;Onlar için okulun ilk gününde yapılacak daha güzel bir şey yoktur. (Buarada tacizin sözle ve gözle yapılanından tabiki, yavaş affedersin!) Çünkü çekmişlerdir geçen yıl, sıra onlardadır. Birbirini uzun zamandır görmeyen 10'lar da şöyle muhabbetlere tanıklık edebiliriz.
-Baba naptın yaaa? -İyi baba sen naptın... -İyi baba ya nolsun, geldik okula işte...
Ya da;
-Ooooooo saçları uzatmışın hacı...-Sen de sakal yapmışın..-Cimbom ne transfer yaptı yaa...
Sanki Q7 ile Simao Sabrosa tatil dönüşünde muhabbet ediyorlar. Yazık...
Gözle görülür bir gelişme kaydettiler kuşkusuz ama daha çok fırın ekmek yemeleri şart.
Okulun İlk Günü 10'ların halleri: Kızlar...
Artık onlar için özlem bitmiştir. Okulun bahçesine kavuşmuşlardır ve geçen yıl 1323 kez turladıkları bahçede bu yıl da törenle ilk turlarını atmışlardır. Yeni eğitim-öğretim döneminde ise çıtayı daha yüksek tutmuşlar ve 1500 sınırını geçmeyi planlamışlardır.
Yazın saçlara yapılan boyaların izleri hala kafalarındadır ve bu onları çok havalı yapar! Tatil modundan çıkmak onlar için daha zor olmuştur. Ama gene de erkeklere göre bahçe turları dışında baya oturaklı hale gelmişler, çocukluklarını üstlerinden atmışlardır. Bi nebze.. Her zamanki gibi kromozomlarının sayısı gereği ile dedikodular yapılmaktadır. Yapcak bi'şey yok, hilkatları bu. 7 si de aynı 70 i de...
Okulun İlk Günü 11'ler: Erkekler ve Kızlar
11'ler birbirlerini ve okulu gerçekten özleyen insanlar. 9'ların aksine Müdür Bey'in ilk gün konuşmasını pek dikkatli dinleyemezler. Nazikçe yazdım ama açıkcası pek sallamazlar, bıdı bıdı bıdı bıdı konuşup sinir ederler insanı. Ta ki fırça yiyene dek. Ama o fırça pek koymaz onlara, özlemişlerdir o fırçayı atanı da.. (o ben oluyorum) Çoğunluğu sınıflarına geçip uzun uzun sohbet ederler sonra. Arkadaş gruplarının sınırları iyice belirlenmiştir 11'de. Öyle eskisi gibi 15 kişilik kankalar halinde gezmezler. Hem biraz daha olgunlaşmışlardır hem de 12'ler gibi sınav kaygısı yaşamamaktadırlar artık. Bu yüzden eski defterleri rafa kaldırmamışlardır henüz. Aşk acıları depreşir. Malum platonik halleri patolojik duruma bürünmeye pek müsaittir 11'lerin. Öte yandan Okul da artık iyice söz sahibi olmuşlardır. 9'lara ve 10'lara daha babacan yaklaşırlar, bazen de daha duygusal.(yapcak bi'şey gönül işte) Ama 11'ler iyidir. Adamlardır.
Okulun İlk Günü 12'ler: Erkekler ve Kızları
12'lerin halleri içler acısıdır. Çünkü %90'ı aşıktır hala. Ama aşklarını kalplerine gömmeleri gerekmektedir malesef bu yıl. Çünkü hayat memat olmaması gerekip, hayat memat meselesi haline dönüşen bir sınava gireceklerdir.Lakin çoğu (en azından benim okulumda öyle) sınav psikolojisine girmişlerdir. Gözlerinden anlaşılır. Yani illa çalışmaya başlamalarına gerek yok, sınav psikolojisi bile şimdilik yeterlidir. Ama ilk günden bana anlatım bozukluğu sorusu soran cancağızlarım için şunu söyleyebilirim ki siz benim nazarımda çoktan kazandınız bu sınavı. tebrikler...
Velhasılı dediğimiz gibi 12'lerin halleri bir gariptir. Eski neşeleri yoktur. Çünkü girdikleri bir başka psikolojide - Ulen ne zaman geçti vakit 12 olduk, mezun olcaz (a.k.)'dır. Artık okul onlar için hatıra ormanı olmaya başlamıştır. E tabi gidiyoruz ve en büyüğüyüz okulun psikolojileri yanında kısmi davranış bozukluklarına (gereksiz ukalalık gibi) sebebiyet vermeye başlar. Ama dediğim gibi normaldir bu ve geçicidir, çok takılmamak gerekir. Yoksa özlerinde onlar da adamlardır. Pek kızmamak gerekir onlara, doğru telkinler, rahatlatıcı konuşmalarla şu zorlu yılı atlatmaları için elimizden geleni yapmamız gerekir.(Bi sıkıntı olursa gelin hemen gençler..)
Okulun İlk Günü: Ben....
Öğrencilerini çok özleyerek geçirmiştir yaz tatilini ve okulun ilk günü kavuşma günüdür sevdikleriyle..erkenden gelmiştir okula, yakmıştır bahçenin dışında sigarasını, kötü örnektir ama beklemektedir öğrencilerini. Onlar teker teker gelirler. Gördükçe mutlu olur onları. Derken zil çalar, Müdür Beyin konuşması ve ardından ders.
Hala çok şıktır Özkan hoca..Boylu poslu maşallah...
Yenilere kendini tanıtır, eskilerle özlem giderir.
Ve onların değişmediğini görmek çok hoşuna gider. Hala derse geç kalmalarını, saçlı sakallı okula gelmelerini, koridorlarda şımarmalarını, okuldan kaçmaya çalışmalarını, gereksiz sorularını, bitmeyen şikayetlerini ve hepsini çok özlemiştir.
İyi ki varsınız, adamsınız!!
Ted Öğretmeniniz Özkan Çakır
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder