12 Eylül 2011 Pazartesi

su içemeden, içim söndü.



Bizi hastalıklarla korkutmasaydınız terledikten sonra soğuk su içerdik. O suyun tadı başka olur. Hoş... Biz gene içtik ama öğrettiniz bize, acıdı boğazımız.

Boğazımız acıdı diye konuşamadık. Konuşsaydık isyanımız dile gelecekti. Boğazımız şişti konuşamadık. Düşünmedik sanmayın sadece söylemedik. Söylediklerimiz boğazımızın acıdığıydı. Artık içilen sudan çok boğazımızın şişliği önemliydi. Ama siz demiştiniz zaten, boğazımız şişecekti. Demeseydiniz keşke?.. 

Yok, kesin şişerlerdi çünkü biz büyüdük artık ve soğuk su içmiyoruz terliyken. Pek farkımız kalmamış sizden. Çünkü öğrettiniz ve boğazımız şişti. Sağolun. 

Biz de öğretiyoruz onlara “soğuk su içmeyin!”. Çünkü içerseniz eğer özgür olursunuz diyoruz. İçerseniz dünyanın en güzel acısı sizi bulur diyoruz. Keyf... Günah...içiçe... İçmek isteyenler var, ben de öyleydim, bilirim. “İç ama artık biliyorsun, acıyacak boğazın” diyorum. O içiyor, acıyor. Öğrendi o da . 

Ne mutlu bana. Birisini daha kurtardım özgür olmaktan... Birisini daha uçmaktan kurtardım, yazmaktan, konuşmaktan...

git, su iç.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder