8 Eylül 2013 Pazar

Kâlu Bela Rüyaları

"Hayatın kasveti geceki rüyada gizliymiş."

Bir elmayı ısırıyorum rüyamda. Yaşam kadar yeşil, mezar taşı gibi sert...Ama tadına varamadığım bir elma... Tam, filmlerdeki o kötü adamın elma ısırışındaki şehvetle ısırıyorum; ama elmanın içinden bir  kertenkele çıkıyor ve o da benim sağ yanağımı ısırıyor. Yanağım paramparça... Kopmuş etler var etrafta... Durmadan kan akıyor. Her yer kırmızı..Hiçbir şey gözükmeyecek kadar kırmızı...Cehennem kadar kırmızı...Canım acıyor. Kertenkele ise kopardığı yanağımı yiyor bir köşede. Sonra yanımda bir kadın beliriyor. Önce ne dediğini anlamıyorum yaşlı kadının. Eski, buruşmuş dudaklarından zorla seçiyorum kelimeleri : " Kuyruğunu kopar ve o kuyruğu ye!" Niye dinliyorum o kadını?.. Hiç görmemişim, tanımamışım. Benzerini bile hayal etmemişim ama sözünü dinliyorum kadının. O bir yaşlı kadın; hem de siyah giyimli yaşlı bir kadın ve ben rüyanın dibindeyim. Tabiki dinleyeceğim. Ama kertenkele de yaşlı kadını duymuş olacak ki kuyruğunu kendisi kemirmeye başlıyor..Kadın bastonunu uzatıyor..Kuzgun başlı, metal bir baston. Vuruyorum kertenkelenin kafasına..Öldürüyorum onu ve kertenkelenin kuyruğunu yiyorum...Geri gelmeyecek yanağa karşı, ölü bir kertenkelenin kopmuş kuyruğu...Bir müddet bir şey olmuyor, ne ölüyorum ne de yanağım yerine geliyor. Kadına dönüp soruyorum:
- Neler oluyor böyle, sen kimsin? Cevap yok.
Bir kez daha ve bağırarak gene soruyorum:
-Sen kimsin?
Yaşlı kadın cevap veriyor:
-Elmanın içinde olması gereken kurtcuk, kertenkele olmuş; yanağın paramparça, bense yaşlıyım.
-Yani?. diyorum kızarak ve bağırarak kadına.
-Ne anlatmak istiyorsun?
Yaşlı kadın:
-Sen birazdan öleceksin ve kertenkele olarak yeniden doğacaksın; kertenkele ise insan olacak bir sonraki hayatında. Ama elma, elma olmaktan; bense yaşlı ve buruşmuş olmaktan kurtulamayacağım.








Uyanıyorum.

Rüyayı görmemin üstünden tam on yedi yıl geçti. Ve on yedi yıl sonra öldüm..Ölmeden önce aklımdan geçen tek şey rüyamda gördüğüm yaşlı kadının söyledikleri idi.. Uzun zaman önce unuttuğum  o rüya, meğer hep yaşadığımmış. Çünkü ölür ölmez o rüyaya geri döndüm. Baston, ısırılmış elma, yaşlı kadın, kan, kertenkele ve yanağı kopuk bir adam...her şey aynı halinde duruyordu. Ama gördüğüm rüya biraz geri sarılmıştı sanki.. Kadın bana kuyruğu yememi söylemişti gene ve ben  de yemeye başlamıştım..Ama kafama biri çok sert bir şeyle vurdu  ve gene öldüm


çizim: özkan çakır

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder